Türkçe ve Yabancılara Türkçe Öğretmek Üzerine

Yabancılara Türkçe Öğretmek

Yabancılara Türkçe öğretmek

Yabancılara Türkçe dersleri üzerine / Röportaj

Yabancılara Türkçe öğretmek acaba nasıl bir tecrübe? Ayça Hanım, profesyonel olarak yıllardır Türkçe dersleri veriyor, üstelik verdiği derslerin arasında Yabancılara Türkçe de var.

Şimdiye kadar İstanbul’da yaşayan birçok yabancıya Türk dili ve kültürünü başarı ile aktaran Ayça Hanım ile biz de Türkçenin yabancıların gözünde nasıl bir dil olduğuna ve Türkçe öğretmenin bazı önemli noktalarına değinen kısa bir röportaj yaptık. 

İşte Ayça Hanım’ın engin birikimleriyle Türkçe ve Yabancılara Türkçe öğretmek üzerine harika bir sohbet:

 

Yabancılara Türkçe öğretmeye ilk ne zaman başladınız? İlk deneyiminiz sizce nasıldı?

Yabancılara Türkçe öğretmeye 4 yıl önce tesadüfen başladım. Bu kadar keyifli bir iş olduğunu bilseydim daha öncesinde denerdim.  İlk deneyimim oldukça heyecan vericiydi. 20 kişilik askeri bir grupla çalıştık. Her hareketinizin ve sözünüzün önemli olduğu bir dersi yönetmek zorlayıcı ama güzeldi. Alfabeden başlayıp iletişime varabilmek her gün ilerlemeyi net biçimde görmek çok keyifliydi.

 

Yabancılara Türkçe öğretirken zorlandığınız, eğlendiğiniz konular var mıydı?

Türkçe öğretirken en zor kısım eklerin cümledeki kullanımı. Sadece bilmek yeterli değil, tüm istisnalara da hakim olmak gerekiyor. Türkçe matematiksel ve eğlenceli bir yapıya sahip olsa da sistematiğinin oturması kolay değil, biraz sabırlı olmak gerekiyor. İlk derse “Eklerin Dünyasına Hoş Geldiniz!”  cümlesiyle başlıyorum.  Zaman zaman eklerin birbirine karışmasıyla komik durumlar ve anlaşmazlıklar ortaya çıkabiliyor. Sınıf ortamında bu tür durumlar hemen fark ediliyor ve eğlenceli bir ortam oluşuyor.

 

Sizce Türkçe, yabancı bir dil olarak gerçekten zor bir dil mi? Türkçe öğrenirken öğrencilerin en çok zorlandığı alanlar genelde neler oluyor? Sizce sebepleri neler?

Türkçenin zor bir dil olduğu gerçek. Öğrenciler en çok tamlamalarda zorlanıyor çünkü çok fazla istisna var. “ğ” nin telaffuzu genelde öğrenciler için kolay değil.  Vokal uyumu başta zor gelse de konu kavrandıktan sonra sorun olmuyor. Türkçe sondan ekli olduğundan ve fiiller cümlenin sonunda yer aldığından daha karmaşık bir yapısı var. Birçok dilden bu yönüyle ayrılıyor ve farklı bir düşünme kalıbı gerektiriyor.

 

Yabancılara Türkçe öğretirken öğrencilerinizle aranızda Türkiye ve İstanbul’da yaşam hakkında konuşmalar geçiyor mu? Onlara bu coğrafyanın kültürü hakkında da bilgi aktarımında buluma fırsatınız oluyor mu? Bize biraz anlatabilir misiniz?

Elbette, Türk kültürüne ve coğrafyasına genellikle meraklı ve ilgili oluyorlar. Dil kültürün taşıyıcısıdır. Bu nedenle her derste bununla ilgili konuşmalarımız oluyor. Bazen gidebilecekleri restoranları,  Türk adetlerini,  tatil yapabilecekleri yerleri sorarken bazen de kendi karşılaştıkları onlara değişik gelen durumları, gezdikleri yerde gördüklerinin Türk kültürüyle alakalı olup olmadığını soruyorlar. Buraya uyum sağlamak ve iyi ilişkiler kurabilmek için oldukça özenli ve içten davranıyorlar.

 

Yabancılara Türkçe öğrenmek konusunda tavsiyeleriniz var mı? Onları motive etmek için kullandığınız yöntemler var mı?

Düzenli çalışma ve tekrarın çok önemli olduğunu söyleyebilirim.  Belki uzun saatler boyu değil ama her gün kısa ve düzenli çalışmak faydalı oluyor. Bir de öğrenilen her şeyin günlük dilde kullanılmaya gayret gösterilmesi, duyulanların anlaşılmaya çalışılması çok önemli. Televizyon izlemeleri de özellikle dinleme ve anlama becerilerini geliştiriyor. Motivasyon için genelde konuşmalarını sağlamaya çalışıyorum. Konuştukça kendilerini daha iyi hissediyorlar. Hatalarını düzeltirken şevklerini kırmamaya çalışıyorum, Türkçenin zor ve farklı olduğunu buna rağmen her derste ilerlediklerini belirtiyorum. En büyük motivasyon ise günlük hayatta bir şeyleri anlamaya başladıklarında gerçekleşiyor. Türkçe konuştukları zamanları derste coşkuyla anlatıyorlar.

 

En çok ne tip öğrencilere Türkçe öğretmekten keyif alıyorsunuz?

Genelde yetişkin ve çalışan insanlara özel ders veriyorum ancak grup halinde öğrencilerle de dersler olabiliyor. Her ikisinin kendince keyifli yanları var. Ortak özellikleri zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.  Bu işin özü zaten çok eğlenceli, öğrenci pek fark etmiyor ama dile yeteneği varsa daha iyi hissettirdiğini söyleyebilirim. Bir de A1 seviyesinde grup dersleri çok daha eğlenceli ve enerjik geçiyor. Başlangıç seviyesinde sınıf içi etkileşim öğrenmeyi hızlandırıyor.

 

Türkçede en sevdiğiniz edebi eser hangisi? Öğrencilerinize okumasını özellikle tavsiye ettiğiniz yazarlar var mı?

En sevdiğim tek eser yok, birçok eser var. İhsan Oktay Anar, Leyla Erbil, Oğuz Atay, Sait Faik gibi isimler bence çok iyi fakat öğrencilerin bunları okuması için Türkçeyi çok çok iyi bilmeleri gerekir. Maalesef Türkçede yabancılara yönelik okuma kitapları bulunmamakta. B2 seviyesinde kısa hikâyelerin toplandığı kitapları okumaya başlayabilirler.

 

 

Formula Lingua

Dilinizin Sınırları, Dünyanızın Sınırlarıdır.

Cevapla

Yabancı Dil Öğrenmek
İstiyor Musun?
Thank you :)
EN KISA ZAMANDA SENİNLE İRTİBATA GEÇECEĞİZ.
Kapat