Dil, Söylem ve Cinsiyet

dünya kadınlar günü

Yaşasın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü!

Bugüne özel, sizin için bir alıntımız olacak:

” Erkeklerin ya da kadınların sözceleri arasındaki farklılıklar, toplumun mu yoksa dilin mi etkisiyle ortaya çıkıyor? Böylesi bir ayrım yapılmasını reddetmek gerektiğini düşünüyorum. Dil, önceki çağların dilsel tortularıyla oluşmuştur. Bu çağların toplumsal iletişim kiplerini (mode) yansıtır. Ne evrensel ne yansız ne de dokunulmazdır. Konuşan öznenin beyninde ebediyetten beri var olan dilsel şemalar yoktur; ama her çağın kendi gereksinimleri vardır; her çağ kendi ideallerini yaratır ve bunları idealler olarak dayatır.

Bazı idealler tarihsel olarak diğerlerinden daha dirençlidir. Cinsel idealler dirençli ideallerin iyi bir örneğini oluşturur. Bu idealler adım adım kendi normlarını dilimize dayatmıştır. Örneğin Fransızcada eril tür söz diziminde baskındır. Nötr ya da kişisiz olan, aynı adılla ya da aynı eril biçimle ifade edilir (‘il) , yani dişin bir adıl olan ‘elle’ kullanılmaz.

Il tonne (gök gürlüyor) / ”elle tonne” denmez

Il neige (kar yağıyor) / ”elle neige” denmez

Dil cinsiyetliyse nasıl olur da söylem cinsiyetli olmaz? Dil kimi temel kuralları açısından; sözcüklerin cinsel tür dağılımının cinsel yan anlamlara ya da niteliklere hiç de yabancı olmayan bir tarzda belirlenmiş olması açısından; söz dağarcığı açısından cinsiyetlidir. Dolayısıyla erkeklerin ve kadınların söylemleri arasındaki farklılıklar, hem dilin ve toplumun hem de toplumun ve dilin etkileri sonucu oluşmuştur.

Dili değiştirmeden toplumu, toplumu değiştirmeden dili değiştiremezsiniz.

Dili ve toplumu birbirinden ayırt etmek olanaksız olsa da, kültürel dönüşümü stratejik olarak kimi zaman dil, kimi zaman da kültür açısından vurgulamak mümkündür. Ama asla edilgen bir şekilde dilin evrim geçirmesini beklememeliyiz.

Söylemin ve dilin dönüştürülmeye çalışmasının sağlayacağı avantajlar, daha fazla kültürel olgunluk ve daha fazla toplumsal adalet elde etmede tereddütsüz kullanılabilir.

Söylem ve dil boyutunun kültür üzerindeki öneminin hiç dikkate alınmaması, yansız olduğu iddia edilen teknolojinin hükümranlığını, tanık olduğumuz tarikatçı gerilemeleri, toplumsal ve kültürel parçalanmaları ve çeşitli tekçi sömürgecilikleri fazlasıyla güçlendirmektedir.”

Haziran 1987

2006, Irigaray Luce, İmge Kitapevi, ‘Ben Sen Biz’ S. 30-33.

Fransızcadan çevirenler: Sabri Büyükdüvenci, Nilgün Tutal

Formula Lingua

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!

Cevapla