Konuşmak Neden Kötü Bir Dil Öğrenme Stratejisi Olabilir?

Konuşmak Neden Kötü Bir Dil Öğrenme Stratejisi Olabilir?

“Sadece konuşmaya devam et”, yabancı dil öğrenme dünyadaki en eskimiş ifadelerden biri olmalıdır.
Bir dili öğrenemiyor musun? Konuş.
Yeterli ilerleme sağlayamıyor musun? O zaman yeterince konuşmuyorsun. Sonuçta, zirveye giden yol, saatlerce süren konuşma seansları ile döşenmiştir.

Tanıdık geldi mi? Eminiz gelmiştir.
Eğer siz de bir şekilde “orta seviye düzlüğünde” sıkışmış insanlardan birisiyseniz, bu makale sizin için.

Konuşma kuşkusuz çok etkili bir dil öğrenme aracı olmakla birlikte, her dil öğrenen için en uygun çözüm değildir.

Dahası, bu tavsiye aslında öğrenme sürecinize zarar verebilir.
Bu tavsiyeyi parçalara ayırıp, problemin nerede olduğunu anlayalım!
Ana prensipler ile başlayalım.

Yabancı Dil Kelime sayısı ve anlama seviyeleri

Aşağıda, kelime sayıları ve kelime sayılarına bağlı olarak garanti altına alınan anlama seviyelerine dair genel bir bakış sunulmuştur (daha fazla bilgi için, İyi derecede Dil Hakimiyeti için kaç kelime bilmek gerekir? adlı makaleyi okuyun)

  • 1000 kelime (A2) 1000 kelime, hayal kurmadığız sürece etrafınızda konuşulan dilin yaklaşık% 80’ini anlamanıza izin verir.
  • 3000 kelime (B1/B2) 3000 kelime, sıradan metinlerin yaklaşık% 95’ini anlamanıza izin verir (Hazenberg ve Hulstijn, 1996).
  • 5000 kelime (B2) 5000 kelime, sıradan metinlerin yaklaşık% 98’ini (Nation (1990) ve Laufer (1997)) anlamanıza izin verir. Böyle bir kelime hazinesi aynı zamanda doğru bağlamsal tahminin yapılmasını garanti eder (Coady ve diğerleri, 1993; Hirsh & Nation, 1992; Laufer, 1997).
  • 10000 kelime (C1 / C2) 10000 kelime, birçok metnin% 99’unu (Nation (1990) ve Laufer (1997)) anlamanıza izin verir.

Kelime seçimine bağlı olarak, belirlenen sayının % 20’sini bu sayıdan çıkartabilir veya bu sayıya eklenebilir.
Bu sayıları aklınızda tutun. Yakında onlara tekrar değineceğiz.
Ancak şimdilik konuşmanın olumlu yönlerine konsantre olalım:

Yabancı Dilde Konuşmak ne zaman iyi bir fikirdir?

Eğer bir dil öğrenmeye yeni başlamışsanız, konuşma en iyisi olmasa da kesinlikle bir HARİKA bir fikirdir.
“Neden” bölümüne değinmeden önce diğer seçeneklere göz atalım.


Okuma? İşe yaramaz. Dürüst olalım – Bu noktada daha derin bir anlam taşıyan ve beyninizde yankılanan bir metni nasıl okuyabilirsiniz? “Judy patates sever. Judy patates yiyor. Tatlı ve lezzetli patates “.

Dinleme? Çoğu zaman işe yaramaz. Sürekli konuşma akışında yazı tura atacak kadar kelime bile bilmiyorsunuz.
Okuma veya dinleme değil – konuşma, dil öğrenmenin başında yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.

Neden?

Yabancı Dilde Konuşma, ” Nihai Bütünleştiricidir”

Bir cümleyi düzeltmek bile ne kadar karmaşıktır. Ayrıca, hatırlanması gereken çok şey vardır! Konuşma ile ilgili en iyi şey, bunların hepsini entegre etmenize yardımcı olmasıdır.

1. Kelimeleri etkinleştirir.
2. Hafızanız güçlenir.
3. Dil bilgisi ve sözcükler arasındaki ilişkiyi anlamanıza yardımcı olur.
4. Dil bilgisini etkinleştirir ve kullanımını otomatikleştirir.
Ve bunun gibi.

Konuşma nispeten kolaydır.

Konuşma kısa cümleleri sürekli tekrarlamak kadar basit olabilir. Gerçekten biriyle konuşmanız gerekmez. Sadece kendi kendinize konuşabilirsiniz
Üstelik cümleleriniz her seferinde doğru olmak zorunda değildir. Dil partnerinizin ne demek istediğinizi anlaması yeterlidir.

Yabancı Dil Konuşma = aktif öğrenme

Son olarak fakat aynı derece önemli, hızlı öğrenmeye katkıda bulunan bilgilerinizi aktif bir şekilde kullanmanızdır.

Konuşma dili etkin bir şekilde kullanmanın zirvesidir.
Elbette, aktif öğrenmeyi görmezden gelmeyi seçebilirsiniz, fakat bu durumda ne olacağını size hemen söyleyebiliriz:

a) Başarılı olmanız uzun bir süre alır
b) Gelişiminiz o kadar yavaş olur ki otobüs duraklarında yaşlı bayanlar ile konuşmaya çalışırsınız. Sonunda, pes edersiniz ve başka bir dil seçersiniz. Kaçınılmaz olarak, bir süre sonra bu dilde de aynı yol ayrımına varırsınız.

Bu yüzden kendinize bir iyilik yapın ve mümkün olduğunca çabuk konuşmaya başlayın. Unutmayın. Başkalarıyla konuşmak zorunda değilsin. Sadece kendinize kısa cümleler fısıldayarak başlayabilirsiniz.

Kendi kendine konuşmanın diğer avantajları aşağıdaki gibidir:

a) Başkaları tarafından yargılanmamak
b) Tourette sendromun varmış gibi davranabilirsiniz. Kafanızda istediğiniz herkesi ezip geçin!

“Sadece konuşmak” hangi durumlarda kötü bir fikirdir?

İyi olan hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Konuşmanın da verimlilik açısından bir son kullanma tarihi vardır.
Peki, eğlence ne zaman son bulur? B2 maddesine geldiğinizde (yani 4000/5000 kelimede).


Neden?
Bunun iki önemli nedeni vardır:

1) Zaten (oldukça) akıcı bir dilbilgisi seviyesindesiniz:

Bu seviyede, temel dilbilgisine sahip olmanız gerekir. Düzinelerce farklı dil bilgisi kalıplarını ve yapılarını otomatikleştirmek için yeterli cümleler ürettiniz. Daha fazla cümle kurmak sizi akıcı konuşma hedefinize pek yaklaştırmaz.
Bu noktada, hedefinize ulaşmak için kelime dağarcığınızı geliştirmeye ihtiyacınız olacaktır.

2) Aynı şeyleri defalarca tekrar edersiniz

Daha önce bahsedilen sayıları hatırlıyor musunUZ? Şimdi işimize yarayacaklar.
Yaklaşık 5 bin kelime bilerek günlük duyduğumuz her şeyin yaklaşık% 98’ini anlayabildiğimizi tespit etmiştik.

Bu sayının bize söylemeye çalıştığı şey şudur:

Sadece konuşursanız ve kendinizi zorlamazsanız, zamanınızın % 95-98’inde halihazırda bildiğiniz şeyleri tekrar edersiniz.
Başka bir şekilde ifade edelim – kullandığınız her 100 kelimeden yalnızca 2 ile 5’i öğrenme olarak kabul edilebilir.

Böyle daha iyi! Bu şekilde bir düşünün.

Her bir saat için, yalnızca 36 saniye ile 3 dakika arasında pratik yaparsınız.
Hadi biraz daha bonkör olalım ve 5 dakika diyelim.

Arkadaşın sana biraz “özel” olan bir arkadaşı olduğunu söyleseydi nasıl tepki verirdin? Jeff bir araba satıcısı olarak çalışıyor ve her gün zaten arabası olan aynı 95 kişiye aynı otomobil satmak için arıyor. Jeff gibi olmayın.

Elbette, eğer amacınız sadece bir yabancı dil öğrenmekse ya da çok zamanınız varsa, devam edin.
Ama başka bir amacınız varsa, öğrenme programınızı düzeltmeye başlamanızı öneririz.

Benim için geçerli olduğunu nasıl anlarım?

Bunun için basit bir kural var.

Bir iki saat boyunca koltuk altlarınız terlemeden konuşamıyorsanız ve göz altlarınız da morluklar varsa artık öğrenmiyorsunuz demektir.

Aynı şeyleri defalarca tekrar ediyorsunuz, zamanınızın ve çabanızın çoğu boşa gidiyor
Bahse gireriz siz de aslında bunun farkındasınız. Öğrenmek istediğiniz dildeki konuşmalarınıza kulak kabartın. Hep aynı cümleleri kullanmıyor musunuz?

Cevabınız evet ise, buna bir son verin ve dil gelişiminize pek katkıda bulunmayan derslerde boşa zaman harcamayın.

Seviye ne kadar yüksek olursa, problem o kadar büyük olur

Dikkat edilmesi gereken husus, ne kadar ileri bir seviyeye gelirsen, söz konusu problem giderek artar.
C1 seviyesinde, günlük konuşmalarda karşılaşılan tüm kelimelerin yaklaşık% 99’unu bilirsiniz. Bu noktada daha fazla konuşmak etkili bir çözüm değil.

Çözüm – Öğrenme programınızı düzeltmek

 

  • Hazırlık

Bir ağacı kesmek için bana altı saat verirseniz ilk dört saatini baltayı keskinleştirerek geçiririm” – Abraham Lincoln

Derslerden en iyi şekilde faydalanmak için, hazırlığınızın doğru olması gerekir.
Kural olarak, B2 seviyesinde veya daha yüksek bir seviyede olan çoğu kişiye her ders öncesi 4-5 saatlik hazırlık yapmasını önermekteyiz.

Elbette, kendi başınıza öğrenebiliyorsanız, ne zaman isterseniz bu teknikleri kullanmaktan çekinmeyin.

  • Konuyu önceden tartışın

Yapılandırılmış dersleri kullanırsanız, bu derslerde genellikle tartışılacak bir konu veya makale vardır. Bu durumda, her zaman kendi kendinize veya arkadaşlarınızla konuyu önceden tartışın.
Unutmayın – eğer bir kelimeyi bilmediğinizi fark ederseniz, daima bir yere yazıp öğrenin.

  • Yeni cümleler / kelimeler arayın

Belli bir konuyu önceden tartışmak bilginizdeki boşlukları hızlı bir şekilde keşfetmek için kusursuz bir yöntemdir, ancak bundan daha hızlı bir yöntem var – bir sözlük açın.
Sonuçta, orada bilmediğiniz ve kullanmadığınız binlerce kelime var. Yararlı bulduklarınızı seçin, öğrenin ve sonraki dil dersinizde kullanmaya başlayın.
Ve kelimeleri yanlış kullanmak konusunda çok fazla endişelenmeyin. Böyle bir durumda, öğretmeniniz / dil partneriniz hatanızı çabucak düzeltecektir. Sorun değil, değil mi?

  • Belirli bir konuyla ilgili çok şey okuyun

Başka iyi bir fikir, daha önceki önerilere kıyasla çok daha fazla zaman alsa da, bir sonraki dersiniz sırasında tartışacağınız konu hakkında çok şey okumaktır.
5-10 makale bulun ve okumaya başlayın!

  • Yeni kelimeler / cümleler kullanmak için bilinçli çaba gösterin

Beyniniz en etkili sinir yollarını, yani zaten çok iyi bildiğiniz kelimeleri kullanmak üzere programlanmıştır. Bu yüzden bundan kaçınmak için bilinçli çaba harcamaya ihtiyaç duyarsınız.
Yapmak için her zaman kullandığınız kelimeler yerine ne diyebileceğinizi hatırlatan bir parça kağıda birkaç yeni cümle yazın. Bu yüzden Thesaurus en iyi arkadaşınız olacaktır.

Örneğin:
“Bence” = “İnanıyorum”
“Ağladı” = “İki gözü iki çeşme ağlıyordu”

  • Aynı konuyla ilgili birkaç gün boyunca konuşun

Neden her 2-3 günde bir konu değiştiriyorsunuz? Aynı konuyu daha uzun süre tartışarak, konuyla ilgili kelime haznenizi daha iyi etkinleştirebilir ve daha derinlemesine anlayabilirsiniz.

Cevapla

Open chat
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Powered by