Şirketler için Çağdaş Öğrenim Öncelikleri

Şirketler için Çağdaş Öğrenim Öncelikleri

Speexx Exchange Anketine dayanarak hazırlanan bu blog yazımızla, şirketlerdeki eğitim önceliklerini, dijital eğitimler söz konusu olduğunda çalışanların verdikleri tepkileri, eğitim süresinceki faydaları ve zorlukları, çözümleri ile beraber sizlerle paylaşıyoruz!

2019 yılında eğitimde dijitalleşme varlığını birçok kurumda giderek daha da arttırarak geliştirirken bu noktada şirketlere ve İnsan Kaynakları ve Eğitim & Gelişim yetkililerine neler düşüyor?

1. Mobil öğrenimi sağlamak

2019’da İK ve Öğrenim & Gelişim Uzmanlarının Karşılaştığı En Büyük Zorluklar

Mobil öğrenim daha esnek öğrenim metotları sunmak isteyen şirketler için bir öncelik olmaya hala devam etmekte. Speexx Exchange anketine göre katılımcıların yaklaşık üçte biri (%29) dijital ve mobil içerik ile bu içerikleri sağlamanın takip edecekleri bir konu olduğunu belirtmiştir. Bu, uzak ve dağınık iş güçleri yaratma eğilimini yansıtmaktadır. Aynı zamanda şirketler, çalışanlarına kendi bireysel öğrenim yollarını geliştirmek ve bunlara erişmek için kolay yollar sağlayarak onları kendilerine bağlı tutmaya çalışmaktadır.

Daha çevik ve esnek öğrenim yöntemleri için gerçekleştirilen çabalar, kuruluşların %38’inde artık iş yerlerinde mobil cihaz sağladıklarını/ kullanımına izin verdiklerini ve bunların öğrenim için kullanıldığını ve %26’sının ise önümüzdeki üç yıl içinde bir mobil öğrenim stratejisi uygulamasını yürürlüğe koyacağı gerçeğini yansıtmaktadır.

2. Çalışanların kendi cihazlarını getirmesi konusunda uzlaşmak

Her ne kadar mobil öğrenim Speexx Exchange anketinde geçtiğimiz birkaç yıl boyunca önemli bir tema olarak ortaya çıksa da mobil öğrenimin henüz öngörülen potansiyeline ulaşmadığı görülmektedir. “Sizce, mobil öğrenimin uygulanmasını ne engelliyor?” sorusu sorulduğunda, yanıt verenlerin neredeyse dörtte biri (%24) kurumsal veri güvenliği sorunlarına işaret etmiştir.
Engel listesinde ikinci sırada ise katılımcıların %17’si tarafından değinilen ‘Kendi Cihazını Getirme’ prensibi bulunmaktadır.

Kendi Cihazını Getir prensibi sorunlarından hemen sonra ise ‘entegrasyon eksikliği’ (%17), ‘teknik sorunlar’ (%14) ve ‘çoklu standartlar ve platformlarla ilgili sorunlar (%14) gelmekte ve Öğrenim & Gelişim uzmanlarının mobil öğrenim sağlamanın teknik yönleriyle mücadele ettiğini göstermektedir. Bu durum hayal kırıklığı yaratmaktadır, 2019 yılında, teknoloji etkili bir eğitim sağlama konusunda bir engel teşkil etmemelidir. Çalışanların, işlerini aşina oldukları cihazlarla öğrenimlerini sağlamak hem öğrenim çıktılarını hem de katılım seviyelerini artıracaktır.

3. Öğrencileri öğrenimin tam merkezine yerleştirmek

Mobil öğrenime olan ilgi, ‘içerik odaklı eğitime karşı öğrenim merkezli eğitimi dengeleme’ gerekliliği konusuna yapılan atıflar ile yakından takip edilmektedir (katılımcıların %19’u). Bu, bireylere kişiselleştirilmiş öğrenim sunma ihtiyacının giderek artan bir şekilde kabul edilmesini yansıtmaktadır. Bu, özelleştirilmiş ve uygun içeriğin yanı sıra, öğrenimin kullanıcı merkezli tasarım düşüncesi ile her öğrencinin ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre uyarlanacağı anlamına gelmektedir. Mobil öğrenim uygulaması, her zaman kolayca erişilebilir içeriği ile, bunun içinde önemli bir rol oynayabilir.

4. İletişim becerilerini artırmak

10 katılımcıdan yalnızca 1’i (%11) 2019 yılında ‘iletişim becerilerinin vurgulanması” beklentisini taşımaktadır. Bu, kuruluşların, meslektaşlarının ve müşterilerinin küresel düzeyde, sınır ötesi alanlarda birlikte çalışabilmelerini sağlamak için giderek daha önemli hale gelen dil ve iletişim becerileri gibi becerilerin, sınırların ötesinde ve şirketler yeni bölgeleri hedeflerine almaya başladıkları bir zamanda ortaya çıkmaktadır.

‘Katılım az’ ise ne yapmalı?

Şirketler için eğitimde en önemli adım akıllı yazılım kullanımını en üst düzeye çıkarmak!

Ankete cevap veren her 8 kişiden 1’i, mobil öğrenime engel olarak ‘düşük kullanıcı kabul oranını’ göstererek bir mobil öğrenim platformu oluşturduklarını ancak beklenen faydaları alamadıklarını belirtmişlerdir. Belki de öğrenim sağlama öğrenciler için işe yaramamaktadır. Belki de bu kopukluk içeriğin sunum şekli yüzünden oluşmaktadır, ya da kullanıcı ara yüzü, insanların mobil uygulamaların ve hizmetlerin günümüzün tüketici uygulaması deneyimleri dünyasında nasıl çalışacağı konusundaki beklentisi ile aynı değildir. Ya da belki de Öğrenim ve Gelişim uzmanlarının, öğrenim gereksinimini ve içeriğinin bağlamını açık bir şekilde ifade ederek öğrenimi başlatıp etkileşimi sağlamak için yönetim kademeleri ile birlikte çalışması gerekmektedir ki, insanlar öğrenim girişimlerinin ardındaki motivasyonları ve bunun neden önemli olduğunu tam olarak anlayabilsinler.

Cevapla